"Covid-19'dan Türkiye'nin kurtulması için 61 milyon kişinin bağışık ya da aşı olması şart"

Aşının virüs üstünde ne kadar etkili olduğuna ilişkin tartışmalar sürerken, Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, virüsün bir toplumdan adamakıllı temizlenmesi için nüfusun yüzde 75’nin; yani asgari 61 milyon kişinin bağışık olması gerektiğine dikkat çekti ve “Bağışıklık iki yolla geliştirilebilir. Birey ya hastalığı geçirerek bağışık olacaktır oysa bu tartışılır. veya aşı olmalıdır. Başka bir yolu yok” dedi.

Küresel anlamda fazla sayıda insanın hayatını kaybetmesine neden olan korona virüsünün değil edilmesindeki en büyük umut, virüse karşısında başarılı bir aşı geliştirilmesi olarak görünüyor. Türkiye’nin de dahil olduğu pek çok ülke aşı ile ilgili kayda değer araştırmalar yaparken, uzmanlar aşının virüsü bertaraf edebilmesi için zorunlu olan şartlara uyarı çekiyor.

Pandemiye aleyhinde dünyada bilinen kayda değer yöntemin koruyucu yöntemler olduğunu vurgulayan Medicana International İzmir Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Serhan Sakarya, günümüzde koruyucu yöntemlerin başarılı bir şekilde uygulanmadığını söyleyerek, “Diğer bir yöntem kesinlikle yalıtım önlemlerini alabilmektir. Hasta olanların, olmayanlardan ayırt edilmesi gerekiyor. Bir diğer yöntem ise aşıdır. Ben pandemiden 2021 yılı ardına kadar çıkabilme şansımız olduğunu düşünmüyorum” dedi.

Sürdürülen aşı çalışmalarında başarılı bir aşı çalışması yapılmış olsa da aşı karşıtlarının kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Prof. Dr. Sakarya, “Bizim aşı karşıtlarına karşı olmamızın sebepleri var. En manâlı sebebi, kişi kendisini korumak istemeyebilir. Enfekte elde etmek da istiyor olabilirsin. ya da inançların gereği aşıyı yerinde bulmayabilirsin; lakin şöyle bir şey var. Aşı olmayan kişiler, toplumun yüzde 30’unu oluşturup enfekte olduklarında, aşı olan yüzde 60’lık kesim, aşı olmayan yüzde 30’luk kesimin mikrop yükünden kurtulamıyor. Yani aşı olmuş olsalar bile hasta oluyorlar. Yani aşı, kişiyi korumamaya başlıyor” diye konuştu.

En az yüzde 75’in bağışık olması şart

Aşının koruyucu olması için toplumun yüzde 75’in üzerinde virüse aleyhinde bağışıklığının gelişmesi gerektiğine uyarı çeken Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Bu durumda, toplumun yüzde 75’i enfekte olmadığı için geri kalan yüzde 25’i hasta olmaması için koruyor; çünkü virüs, 100 kişiden 75’inde barınmıyor ve rahatsızlık yapabilecek çoğunluğa ulaşamıyor. Hasta olan kişiler yüzde 30’un üzerine çıktığı an aşı yaptıranları da enfekte etmeye başlıyor. Söylediğim gibi pandeminin sona ermesi için toplumun yüzde 75’inin bağışık olması gerekiyor. Birey ya hastalığı geçirerek bağışık olacak ki bu da tartışılır. veya aşı olarak bağışık olacak. Bu da ikinci bir yöntem. Diğer da bir yolu yok” şeklinde konuştu.

Covid-19 aşısı ile ilgili 23 adet aşama çalışmalarının sonuna gelindiğini, içinde Türkiye’den 4 grubun da bulunduğu 119 aşı çalışması olduğuna aksan yapan Prof. Dr. Serhan Sakarya, “Bu çalışmalardan 4 adam başına RNA ve 4 adam başına de DNA aşısı olup aşı teknolojisinde başta kullanılan aşılardır. Diğerleri günümüzde kullanılmakta olan ve bilimsel çalışmalar ile kanıtlanmış teknolojiler ile üretilmektedir. Yapılan ilk araştırmalar RNA aşılarına karşı artan bağışıklığın daha kuvvetli olduğunu gösterse de son günlerde yapılan yayınlarda klasik yöntemler ile üretilen aşıların da genom aşılarına yakın bağışıklık sağladığını göstermektedir. Aşıların piyasaya sürülmesi ile birlikte Covid-19 aşıları uzun zaman konuşulacağı tartışmasız bir gerçektir” dedi.

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort