Futbol zihin kulübü
author

MÜSLÜM GÜLHAN

[email protected]

2020.11.13 04:00

Natürel ancak böyle bir kulüp değil…

Elbette ben de her kes gibi, daha açıkçası futbolun içerik yönüyle içe doğru ilgilenen kişiler gibi, böyle bir tartışma ortamı içinde kurumsal bir yapının olmasını isterdim.

Ha, karşılık bulur mu? İşte orası tedirgin bir beklenti olur.

Neden bu konuyu açtım? Her hafta maçlardan sonra verilen demeçlere, TV’lerde yapılan yorumlara, köşe yazılarına baktığımız da asıl nüanslar üzerinden içinde sıkışıp kalınmış konuların açık havada hiçbir şeyin konuşulup, yazılmış-çizilmediğini gördüğüm için bu konuyu açtım. Benim gibi rahatsız olanlar elbette vardır.

İşin kötüsü bu kaosu bir sitem haline gelerek, sanki futbol bu inşa üstüne kurulmazsa amaç yitirir türünden bir ‘algı’ oluşturulduğu için de reel futbol dünyasından, daha açıkçası ‘küresel’ kurgu yapısından uzaklaşıp, kendi ‘yöresel’ yapımız içinde kendimiz çalıp-kendimiz oynuyoruz.

Tabii ortaya mutlu bir azınlık çıkıyor…

Bu ‘keşmekeş’ sayesinde, bilgiye ihtiyacı olmayan ve kurumsallığı reddeden bir figürler silsilesi bu işin başını tutup rantını yiyerek futbolu vasıta haline getirmektedir.

şu anda sistem içindeki her kes futbolu araç haline getirerek bu işten nemalanmaktadırlar. Ama istinasız herkes…

Öncelikle kriz yaşamadığımız ‘rant’ ve ‘nema’ açık havada, kriz yaşadığımız ve kaosun nedeni olan düşünmeyle ilgili çözümleme yapmak lazım.

Peki hafıza nedir?

Sokrates ve Platon gibi felsefecilere değin dayanır. Bu dönemde daha derin gerçekleri düşünerek görebilen insan özellikleri; sistematik olarak düşünebilmesi, işaretleri içe doğru peşine düşüp takip edebilmesi, kavranabilir bir düşünme yapısına sahip olması ve karşı yargılara tedbirli olması olarak belirtilmiştir.

Düşünmeye verilen ağırlık ve onu kavrama uğraşının nedenleri vardır. Düşünme, hafıza üretme ile sonuçlanan zihinsel süreçtir.

Düşüncenin çözümsel kurgusuna bakarsak: Data biriktirmek, olayları daha aşağı aşamalarına ayırmak, tahlil etmek, analiz etmek, karar saptamak ve problemi çözmek gibi beceriler analitik düşünme için gereken özelliklerdir.

Ortaya bir felsefe kavramı çıkıyor natürel ki: Felsefe varoluşa dair soyut, genel, teorik problemlerle ilgili içe doğru ve sistemli bir düşünme faaliyetidir.

Bütün bunların insandaki karşılığı prensip adı aşağıda kimlik kazanır.

Ilke: bir kişinin kendi hayatında var olan tutum biçimlerini hukuki anlamda bir zorunluluğu olmayan fakat kendi bağımsızlık iradesiyle uygulayıp uygulamama konusunda almış olduğu kararlar bütünüdür.

Madem akıl kulübü kurduk (!), neye tekâmül ettiğini futbol üzerinden detaylandırırsak anlaşılmak sanırım daha basit olacak.

Futbolun kendi adına bir fikir yoğunluğu ile felsefesi vardır. Kelime veya cümle olarak oldukça kaslı olmasına rağmen içini doldurmakta bir böylece da güçtür.

Ilk Önce düşünceyi kurumsal bir yapı üzerine konumlandırmadan felsefe veya prensipler üstüne konuşmak gerçekte önemli süre kaybı olur. Çünkü karşılığı bulunamaz.

Niçin? Niçin? Nasıl? Sorularının detaylı karşılığı edinmek zorundadır.

İncelemek, çözümlemek, karar vermek ve problemi çözme üstüne kurgulanan çözümsel düşünceyle ilgili bir yapının kurulması gerekli olmakla birlikte federasyon dahil, bütün kulüp başkanlarını, tüm teknik direktörleri, hatta bütün menajerleri ama şu lahza futbolu onlar yönetiyor, futbolu yorumlayan her kesi toplayıp, nasıl bir tasarrufları olduğunu sorduğumuzda inanın bir cevap olmak imkânsız olur. Alacağımız tüm cevapların da doğruymuş gibi olup ve şu an satılmaya çalışılan ama karşılığı olmayıp sezgi manipülasyonu içereceğinden emin olabilirsiniz.

Futbolu yöneten ile futbolu oynatanların aynı havuzdan beslenmesi, aralarındaki farklılıkları ve çelişkileri ortadan kaldırmaktadır. Ki çelişkinin mantıkla ilgili bir kurgusu vardır, fakat bu işlem çelişkiyi yok saydığından, haliyle sonundaki sentezin de ortadan kalkması anlamına geleceğinden dolayı, futbol aynı düzlem üzerinde yol almaktadır.

Büyük kulüpler tarihsel derinliğe sahip kurumsallıklarını kaybetmeleri ile, antrenörlerin büyük ölçekli ücretleri arasına sıkışan futbol da kendi kimliğini kaybederek ve özellikle ‘veri’ ihtiyacını reddederek ‘bölgesel’ oyun haline gelmektedir.

Sonuca gelirsek ancak artık bağlantı kurmak lüzum, daima hayıflanırdık Almanlar, İngilizler, İtalyanlar gibi ‘ekol’ sahibi edinmek için…

‘Organize olmuş keşmekeş sistemi.’

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort