Prof. Dr. Eğilmez: "Yetkin mühendislik sistemi bir lahza önce hayata geçirilmeli"

İzmir’de meydana gelen 6,6 büyüklüğündeki depremde fazla sayıda kişi hayatını kaydedip yüzlerce kişi de yaralanırken yüzlerce insan enkaz altında kaldı. Zelzele ardından, yüzlerce artçı sarsıntı yaşanırken çoğu bina yıkıldı veya büyük zarar fark etti. Arama kurtarma çalışmaları sürerken Yaşar Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Özgürlük Eğilmez, bu cins felaketlerin bizlerden sonraki kuşakların da kaderi olmaması için bugünden sonra yapılması gerekenler hakkında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Bağımsızlık Eğilmez, kurtarma çalışmalarının sürdüğü yıkılan binaları uygun incelediğini belirterek, “Anlaşıldığı kadarıyla yıkılan ve zarar görebilen binaların çoğu yaklaşık 25-30 yıllık binalar. Bu tür binalarda kullanılan betonun mukavemeti genel olarak çok düşük ve donatılar da bugün kullanılmasına kuşkusuz müsade verilmeyen mukavemeti son derece düşük nervürsüz, yani düz donatılardır. Bu cins yapılar, dahası dayanıksız bir zeminin üzerine yapı edildilerse fazla kuvvetli olmayan yer sarsıntılarında zeka bunalım riski içermekte” dedi.

1997’den önce yapıldıysa dikkat

Bugünden sonrası yapılması gerekenleri konuşmadan önce, oturdukları binanın güvenli olup olmadığına dair üzüntü duyan vatandaşlara seslenen Prof. Dr. Eğilmez, “Binanız 1997 yılında yürürlüğe giren deprem şartnamesinden önceki şartnamelere kadar planlanmış ise çok kaslı olmayan yer sarsıntılarında dahi çöküntü riski içeriyor demektir. Bu binaların projelendirilmesinde kullanılan deprem şartnamelerinin çağdaşlarının çok gerisinde olmasının yanı sıra bunların yapım kaliteleri de kabul edilemez boyutlarda. ABD ve Japonya gibi ülkelerde geçerli olan şartnamelerle öyle ya da böyle benzer düzeye gelmiş birincil deprem şartnamemiz 1997 yılında yürürlüğe giren Felaket Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik’tir” diye konuştu.

200 – 250 bin konut var

Dolayısı ile 1997 şartnamesine göre tasarlanmamış bina türü yapılara kuşkuyla yaklaşmakta üstünlük olduğunu vurgulayan Özgürlük Eğilmez, “Her Tarafta vurgulamakta avantaj var, burada önemli olan durağan projenin onaylama tarihi. Binanın yapımı uzamış ve 2000 yılında bitirilmiş olabilir. Önemli olan sabit projesinin 1997 şartnamesine tarafından yapılıp yapılmadığı. İzmir’de bu durumda yer alan yaklaşık 200 – 250 bin konut var” diyerek mevcut inşa stokumuzun durumunun iyi olmadığını vurguladı.

Yetkin mühendislik sistemi hayata geçirilmeli

Bugünden sonradan yapılması gerekenleri konuşmaya da bugünkü sistemi konuşarak başlamamız gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Özgür Eğilmez, “Bugün mezun olan her inşaat mühendisi, mucizevi yetkilere sahip olarak mezun oluyor. Her türlü projede imza yetkisi ve her türlü projede yoklama mühendisi olma yetkisi. Yani bugün mezun oldunuz, önünüze statik projeyi getirdiler, sizin imzanız ile bu proje hayata geçirilebilir bir proje oluyor. Denetim mekanizmasında da sizin gibi yeni bir mezun veya kendisini hiç geliştirmemiş ve tasarım tecrübesi olmayan bir mühendis var ise önünüze gelen bu proje hiçbir hakiki mühendislik hizmeti görmeden hayata geçirilebiliyor. Böyle bir başvuru gelişmiş hiçbir ülkede mevcut yok. O ülkelerde; kayıtlı bir tecrübeye sahip olmayan ve saygıdeğer kuruluşların düzenlediği sınavları başarıyla geçip yetkin mühendis unvanına sahip olmayan hiçbir mühendisin proje onaylama yetkisi ya da teftiş mühendisi olma yetkisi yok. Bundan Başka yetkin mühendislik de sınıflara bölünmüş durumda. Geoteknik alanında yetkin mühendis, yapı alanında yetkin mühendis, su kaynakları alanında yetkin mühendis. Su kaynakları alanında yetkin mühendis iseniz bir bina projesini ya da köprü projesini imzalama yetkiniz değil. Ülkemizde, birincil yapılması gereken ‘Yetkin mühendislik’ müessesesini bir lahza önce hayata dinmek. Tasarım, şantiye yönetimi ve denetim işlerinin yetkin mühendisler kadar yapılmasının sağlanması şart” dedi.

Denetim ve yaptırım eksikliği

“Çok sayıda mevzuat çıkmasına karşın yaptırımlarda nasıl bir ilerleme yaşanmakta” sorusunun büyük yük taşıdığını gösteren Prof. Dr. Eğilmez, “Türkiye’nin sorunlarının önde gelenlerinden biri denetimsizlik ve yaptırım eksikliği. İster inşaat sektörü olsun ister diğer bir iş kolu, yapılan hatalar büyük ölçüde cezasız kalmakta. İnşaatı projesine yerinde yapmayan yüklenici, teftiş sorumluluğunu yerine getirmeyen mühendis hangi yaptırımlarla karşılaşmaktadırlar? Bugüne dek kaç yüklenici ya da mühendis lisansını kaybetmiştir acaba? Gelişmiş ülkelerde bu nesil hataların bedeli ağır olur. Size bir daha mühendislik yaptırmazlar” diyerek geçen onca yıla, kaybedilen binlerce cana rağmen bugün hala inşaat sektöründeki yaptırımların yetkisiz olduğunu söyledi.

By Admin

https://escortantalya.xyz bursa escort/ antalya escort/ antalya escort antalya escort